Arkadaşım Sabri Akyel ile 2007 yılında Doğu Ekspresi ile yaptığımız Kars gezisinden sonra düşlediğimiz Doğu Karadeniz gezisini 15 Nisan 2008 tarihinde planlamıştık. Bu gezi için internette yaptığımız araştırmada 16 – 19 Mayıs 2008 tarihlerindeki uçakla 3 günlük Trabzon-Rize-Artvin turu hoşumuza gidince, bu turu düzenleyen Hey Travel ile görüştük. Ancak bu arada gezinin kısa oluşu nedeniyle Doğu Anadolu’ya doğru seyahate devam etmeyi kararlaştırdık. Hey Travel’e bizim Trabzon’a kendi aracımızla gideceğimizi belirttik ve bu nedenle tur fiyatından uçak ücretlerinin düşürülmesi konusundaki talebimize olumsuz yanıt alınca, gezinin Doğu Karadeniz ayağı için Trabzon’da yerel bir tur operatörü aradık ve Eyce Tours’u bulduk. Eyce Tours ortağı Volkan Kantarcı ile telefon ve mail yolu ile gezi güzergahımızı belirledik. Tüm geceleme rezervasyonlarımızın yapıldığı teyidini aldıktan sonra işlerimizde izinlerimizi ayarlayıp, 15 Mayıs 2008 sabahını beklemeye başladık.
|
Gün |
1 |
|
Güzergah |
İstanbul – Gerede – Merzifon – Samsun – Ordu – Giresun – Trabzon |
|
Mesafe |
1.075 km |
|
Seyahat Süresi |
15 saat |
Eşyaları bagaja yükledikten sonra 04.20 de eşlerimizle birlikte 4 kişi olarak Trabzon’a doğru yola koyulduk. İlk durağımız Gerede Dörtdivan’daki Metro Turizm tesisleri oldu. Ancak Metro Turizm burayı devretmiş. Cevdet Usta’nın yeri olarak açılmış. Oldukça güzel bir açık büfe kahvaltısından sonra 08.10 gibi hareket ettik. Hava oldukça bulutlanmıştı. Otoyoldan çıkarak Gerede’den Eskipazar yoluna saptığımızda yağmur başladı.
Yolda birkaç fotoğraf molasından sonra Çorum’un Kargı ilçesine bağlı Hacıhamza Köyü yakınındaki Derindere Akpet tesislerinde çay ve ihtiyaç molası verdik. Burada çay ile beraber müessese ikramı olarak Çorum leblebisi veriliyor. Her ikiside oldukça güzeldi. İstanbul’dan buyana arabayı kullanan Sabri direksiyonu bana devretti.
Trabzon’a geç olmadan varmak için Osmancık’tan sonra yolda fazla oyalanmak istemedik. Çerkeş’ten sonra yağmur durduğu için daha rahat bir yolculuk oldu. Samsun çevre yolundan Ordu’ya döndük. Artık Karadeniz otoyolundayız… Geniş ve oldukça güzel bir manzaraya sahip yolda seyahat etmek zevk olmaya başladı…
Havza’dan sonra gökyüzünü kaplayan bulutlar, Çarşamba’dan sonra yağmuru yeniden gündeme getirdi. Saat 14.30’a geldiğinde karnımızın zil çalmaya başlaması nedeniyle Terme Ulusoy tesislerinde yemek molası için durduk. Birer tane enfes Terme pidesi oldukça iyi geldi. Çayı içince artık Karadeniz yöresinde olduğunuzu anlıyorsunuz. Molanın sonunda direksiyon tekrar Sabri’de…
Gittikçe şiddetini arttıran yağmur ve yolda radar kontrolünün sık olması nedenleriyle 90 km hız sınırını aşmamaya çalıştık. Ünye ve Fatsa’nın içinden geçtikten sonra, Karadeniz Sahil Yolu’nun tünel ve viyadüklerle geçilen Fatsa–Ordu kısmına geldik. İstanbul’da gezi planımıza dahil ettiğimiz Bolaman Kalesi’ni şiddetli yağmur nedeniyle başka bir gezimize dahil etmek üzere yeni yoldan devam ettik.
Trafik kazaları açısından ‘kara nokta’ olarak gösterilen Fatsa-Ordu güzergahını rahatlatmak amacıyla yapılan ve 4.600 metresi 5 ayrı tünel, 7.487 metresi viyadük ve köprülerden oluşan Bolaman-Perşembe otoyolunun hizmete girmesiyle 42 kilometre olan Ordu-Fatsa arası 27 kilometreye, 50 dakika süren ulaşım zamanı ise 20 dakikaya düşmüş. Toplam uzunlukları yaklaşık 810 metre olan Kuzbökü, Asarkaya, Kadıoğlu ve Tekkebak tünelleri ile 3.820 metre uzunluğunda Türkiye’nin en büyük kara tüneli olan Nefise Akçelik tünellerinden birbiri ardına geçiyorsunuz. Tünellerin içinde Turkcell hatlı cep telefonlarımızla konuşma imkanımızın bulunduğunu görünce hoşumuza gidiyor.
Nefise Akçelik tünelinin sonunda Ordu’ya 6 km mesafedeki Efirli köyüne çıkıyoruz. Tünellerden geçerek önemli bir zaman kazandığınız gibi, daha güvenli bir yolculuk yapmış oluyorsunuz. Ancak Fatsa’dan sonra Bolaman ve Perşembe’yi görmeden geçmek ise eksik bir şeyler kalmış duygusu veriyor.
Diğer taraftan Karadeniz Sahil Yolu’nun sahille paralel giden kısımlarının denizin doldurulması suretiyle yapılmış olduğunu görünce de bir dolu güzel koyların heba edilmiş olduğunu anlıyorsunuz.
Ordu ve Giresun’da da çok fazla görülecek yer olmasına karşın, saatin 17.00 ye gelmesi ve akşam olmadan Trabzon’a ulaşmak istememiz nedeniyle yolumuz devam ediyoruz. Yaklaşık 2 saat sonra Giresun’un Espiye ilçesine 4 km mesafedeki Gülburnu Köyü’de viyadük inşaatının olduğu koydaki caminin yanındaki çayevinde mola verdik. Ya yorulmuş olmanın etkisi ile veya gerçekten de öyleydi, tüm gezi boyuncaki çayların en güzellerinden birini burada içtik.
Karadeniz Sahil Yolu’nun önemli geçişlerinden biri olan Gülburnu köprüsü inşaatı, tarihi Zefre Limanı’nın bulunduğu koyun korunması için verilen uğraşlardan dolayı oldukça gecikmeli bir şekilde devam ediyormuş. Evvelce doldurulması planlanan koyun kurtarılması için estetik görünüşlü viyadük köprü yapılmasına karar verilmiş. 330 metre uzunluğundaki köprünün 2008 sonbaharına kadar tamamlanması hedeflenmiş.
Çay molasının ardından tekrar yola koyulduk. Vakfıkebir’e kadar devam eden yağmur, bulutların yükselmesiyle birlikte sona erdi. Yoldan Trabzon üzerindeki havanın açık olduğunu görünce morallerimiz yükseldi. Ne de olsa, 1100 km yol geldikten sonra yağmur nedeniyle zorluk yaşama ihtimali biraz canımızı sıkmıştı.
Trabzon’a yaklaştık sıra keyifler yerine gelmeye başladı. Bu arada Trabzon’a 18 km kala Akçaabat ilçesine bağlı Akçakale beldesinde yolun hemen kenarındaki cami dikkatimizi çekti. Uzaktan bakıldığında yolun üzerine inşa edilmiş gibi görünüyordu. Akçaabat’tan sonra geldiğimiz Trabzon’da sahil tarafındaki çevre yolundan devam ederek akşam kalacağımız yer olan İller Bankası Misafirhane’sine ulaştık.
Misafirhaneye ulaştığımızda Eyce Tur’dan Volkan Bey’i arayarak Trabzon’a geldiğimizi bildirdik. Kendisi bizim için tahsis edilen minibüsün sabah saat 08.00 de misafirhaneye gelerek bizi alacağını söyledi. Minibüsü Aydın Bey isimli arkadaşın kullanacağını, bu arkadaşın 3 gün boyunca bizimle olacağını öğrendik.
Kaydımızı yaptırıp eşyalarımızı odalarımıza çıkardık ve yol giysilerimizi değiştirerek resepsiyondaki görevlilerden Karadeniz yemeklerini tadacağımız yerleri öğrenmeye çalıştık. İller Bankası misafirhanesi Trabzon şehir merkezine 11 km kadar uzaklıkta olduğu için öneri üzerine Yomra tarafındaki Hatipoğlu Spor Kompleksi’nin lokantasına gidildi. Oldukça hoş bir yer olan lokantada, şefin de önerisiyle lahana çorbası, barbunya tava, kaygana, soslu patlıcan, pazı kavurma ve sütlaçtan tattık. Hepsi de birbirinden lezzetli yemeklerden sonra ertesi gün Eyce Tur tarafından tahsis edilen minibüs ile yapılacak gezi için enerji toplamak üzere tekrar misafirhaneye döndük.
















Abi çok güzel. ne iyi yapmışsınız. güzel fotoğraflar ve akıcı anlatımınla gitmiş kadar olduk. Sağol, varol.
Suat İnan
BeğenBeğen
Üstad Merhaba,
O kadar güzel anlatmışsın ki, bizde gitmek istedik.
BeğenBeğen
Günaydın Şeref,
Eline sağlık. Pek güzel anlatmışsın. Gitmeyi düşünler için iyi bir rehber olacak gibi görünüyor.
Görüşmek üzere.
BeğenBeğen
Şeref Üstad Merhaba Karadeniz sahilinin çok güzel olduğu hep söylenir de,böyle görüntülü ve yaşananların anlatımıyla ,çok farklı bir eser ortaya çıkmış.Yarından tezi yok ilk fırsatta gitmek niyetindeyim.Belli olmaz bakarsın ayni güzellikleri Sabri Üstad;la beraber tekrar yaşamak istersin.Ne dersin? Görüşmek üzere ellerine sağlık. Haluk Demirdöken.
BeğenBeğen
Her ikinizi de bu gezide görmek bana mutluluk verdi.Üstelik çok iyi bir anlatım ve görsellikle bizleride görmeğe davet ettiniz.Teşekkürler. Görüşmek üzere.Sevgi ile.
BeğenBeğen
ben akcaabatlıyım acaba diyordumki bir araba alsam 17+1 veya 15+1 yanınızda turlara cıkabilirmiyim tur. garanti edebilirmisisniz…
BeğenBeğen
merhabalar :
ben :sizi ve degerli hanımefendi eşlerinizi trabzon turu dahilinde gezdirmiş olan EYCE TOURS firmasının ortaklarından ibrahim beyin eşiyim.Sevgili volkan abimizin size planlama yaptıgı bu güzel gezinizi böylesine hoş cümlelerle anlatmanızdan ,ve trabzonumuzun tanıtımını yapan gezilmeye şaian bıraktıgınız bu cümleleriniz için teşekkürlerimi tarafınıza iletmek istedim.
tekrardan sizleri ve gezinizden etkilenip görmek isteyen arkadaşlarımızı aramızda görmekten onur duyacagımızı bilmezi isterim.
ilknur bektaş
BeğenBeğen
tur işi olacak galiba
BeğenBeğen
Şeref Bey Merhaba,
Sayenizde gidip göremediğimiz yerleri tanıma fırsatı buldum. Çok güzel bir çalışma olmuş. Yeni yerler ile ilgili izlenimlerinizi merakla bekliyorum.
Sevgiler.
BeğenBeğen